Y Kuşağı Nedir?




y kuşağıAdını son dönemlerde sıkça duyduğumuz Y kuşağı nedir?Y kuşağı kimlere denir ve neden Y kuşağı,Y kuşağının anlamı nedir?İşte tüm bu sorulara cevap verebilmek için sizler haberi yayınlıyoruz.

Y kuşağı temel olarak 1980-2000 yılları arasındki kuşağa denmektedir.Bu kuşağı bu kadar önemli kılan durum ise aşağıda madde madde sıralanmıştır.

  • Türkiye’de yaşayan 71.517.100 kişinin % 25’i bu kuşağa aittir.
  • Internet ve çok kanallı televizyon ile birlikte büyüdüler.
  • Mobil ya da yüzyüze görüşme haricinde sanal görüşmeyi de tercih edebiliyorlar
  • Yokluk bilgileri yok, sabırsızlar
  • Bireysel yaklaşım ağırlıklı karar mekanizmasına sahipler
  • Kendine güven duyguları yüksek
  • Sadakat duyguları zayıf
  • Kariyer ve gelişimleri için her türlü talepte bulunmaktan çekinmiyorlar, hızla iş değiştirebiliyorlar, bunu gayet normal ve sağlıklı bir hareket olarak görüyorlar.
  • Para için çalışmak istemiyorlar, kendi işlerini yapmayı özgürleşmenin bir adımı olarak benimsiyorlar
  • İlk çalışma yıllarında yönetici pozisyonuna yükselmek istiyorlar.
  • Gelişimlerine katkıda bulunacak yöneticilerle çalışmayı tercih ediyorlar.
  • Yaratıcılıklarını ve bağımsız düşünceyi destekleyen ortamları tercih ediyorlar.
  • Emeklilik gibi yan haklar onlar için çok önemli.
  • Aile ve iş yaşantısını dengelemeyi benimsiyor ve uzaktan çalışma, yarı zamanlı tipi çalışma alternatiflerine sıcak bakıyorlar.
  • Bireysel hedeflerini şirket hedeflerinden önde tutuyorlar.
  • Danışmanlık, finans ve bilişim sektörlerinde çalışmayı tercih ediyorlar.
  • İş arama yöntemlerinin elektronik ortamlara taşınmasını benimsiyorlar.
  • İş ararken önem verdikleri faktörler sırasıyla şirketin kimliği, çok uluslu olması, sunulan kariyer ve eğitim olanakları.
  • Mezun olduktan sonra 4-6 ay arasında iş bulabileceklerini düşünüyorlar.

CISCO’nun Amerika’da ‘55 Bin Tüketici’ Üzerindeki Araştırması

Cisco İnternet İş Çözümleri Grubu tarafından ABD’de 55 bin tüketici üzerinde yürütülen araştırma, banka müşterilerinin finansal öncelikleri ve hizmet beklentileri ile video uygulamaları ve etkileşimli iletişim konusundaki tercihlerini ölçmek amacıyla gerçekleştirildi.

Araştırmada, son dönemde finansal kurumların yaşadığı sıkıntılara rağmen Y kuşağının önemli finansal kararlar alırken bankalara güvendiği sonucunu ortaya çıkardığına dikkat çekildi.

Araştırmanın öne çıkan sonuçlarına göre Y Kuşağı’nın:
  • Yüzde 50’sinden fazlası bir web kamerasına sahip.
  • Yüzde 20’si YouTube’u günde birkaç kere ziyaret ediyor.
  • Yüzde 97’si mobil telefon kullanıyor.
  • Yaklaşık yüzde 40’ı bir finansal danışmanla video aracılığıyla görüşmeye sıcak bakıyor.
  • Bir veya iki önceki neslin mensuplarına kıyasla finansal konularda blog ya da forumlarda dört kat daha fazla görüş belirtiyor.
  • Yüzde 40’ı web tabanlı kişisel finansal yönetim (PFM) araçları kullanıyor.
  • Yüzde 33’ten fazlası, bankaları profesyonel danışmanlık hizmetleri konusunda öncelikli kanalları olarak görüyor
  • Yüzde 85’i mevcut finansal servis sağlayıcılarından orta ve yüksek derecede memnun.
  • Üçte birinden fazlası finansal konularda desteğe ihtiyaç duyuyor.
  • Bir veya iki önceki neslin mensuplarına kıyasla finansal konularda arkadaş ve aile tavsiyelerine üç kat daha fazla değer veriyor.

Türkiye’de Y Kuşağı

Türkiye’de bu kuşağın temsilcilerinin sayısı diğer ülkelere göre çok daha yüksek.
  • Genç nüfusu fazla olan Türkiye’de, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 20-24 yaş arasında ortalama 7 milyon kişi var.
  • Bunların yaklaşık 2 milyon 300 bini ise çalışıyor.
  • Üniversite öğrencileri çıkarıldığında ise 3 milyonu aşan bir işgücü potansiyeli var.
  • Bu potansiyel içinde 650 bin kişi ise iş aradığı halde bulamıyor ve işsiz kategorisinde yer alıyor.
Y Kuşağı ve E-öğrenme 2010

Elektronik eğitim, elektronik yaşam koşullarına en uyumlu olarak büyümüş ve şu an Y Kuşağı olarak adlandırdığımız kuşakta olanlar için hepimizden çok daha ‘geçerli’ gözüküyor. Gerek mobil telefonları üzerinden iletişimdeki gerekse internet tabanlı sosyal ağların kullanımındaki yetkinlikleri gözönüne alındığında, Y Kuşağı digital evrenin hakkını gerçekten veriyor.

Bilgiyi mekan ve zamandan bağımsız olarak elde edebilmeyi oldukça önemsiyor ve paylaşım konusunda tüm teknolojiyi kullanarak oldukça elleri açık davranıyorlar.

Değinmiş olduğumuz diğer özellikleri de gözönüne alındığında, Y Kuşağı için elektronik eğitim platformları; kullanışlı, bağımsızlık duygusu hissettiren, iletişimde süreklilik ile uzmanlara ve arkadaşlara anında soru sorup cevap alabilme fırsatı tanıyan platformlar olarak gözükmektedir.

Wireless internet bağlantı noktalarının artışı, dizüstü bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, mobil telefonlar ile internet kampanyaları, neredeyse her evde bir kişisel bilgisayarın varlığı, ipod’lar, e-book reader’lar, kindle, tablet pc.. gibi potansiyel aracıların yaygınlaşması elektronik eğitimin yolunu açmaya devam etmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet ve özel okullarımızda öğrencilerin ilköğretim çağından itibaren kullanımına sunulan “bilgisayar destekli eğitim materyalleri”, bazı ödevlerin elektronik ortamda yapılabilmesi, simulasyonlarla desteklenen eğitim içeriklerinin hem derslerde hem de okul dışında kullanıma başlanması, yeni kuşağın ilköğretimden itibaren elektronik ortamdaki öğrenim süreçlerine alışkın olmasını sağlıyor. Bu kuşak alışık olduğu, nimetlerinden fazlasıyla faydalanabildiği elektronik eğitim süreçlerini daha sonra iş hayatında da kullanmaya sıcak bakıyor, bunu zaman ve mekandan bağımsızlık, tekrar edilebilirlik, simulasyonlarla zenginleştirildiği için kolay anlaşılırlık açılarından daha tercih edilir bulmaktadır.

Lineer senaryolarla sonuca götüren ve doğruları en baştan vererek alternatif bir yol tanımayan herhangi bir yapıyı hayatın hiçbir noktasında görmek istemeyen yeni kuşak, kendisine sunulacak eğitim nesneleri ve ortamlarında da bunu istememektedir. Eğitim ortamları ve nesneleri bu yeni kuşak için, içerisinde birden çok alternatif yol tanıyan ve her yol içerisinde alınabilecek bireysel kararların sonuçlarını canlı olarak görebilecekleri, görülen sonuçlara dair analizleri rahatlıkla yapıp yeni bir karar alma ve yeni bir yol öğrenecekleri, sonuçlara bağlı olarak mantıksal geri dönütleri görüp bilinçli şekilde kendilerinin yönlendirebileceği yollarla oluşturabilecekleri platformları tercih ediyorlar.

Bir diğer önemli konu ise, internet bazlı sosyal medyanın bu yeni kuşağın hayatındaki yeridir. Bir bilginin paylaşımı konusunda facebook, twitter tipi noktaların önemini unutmamak gerekliliği. Bilgi ve tecrübeyi bir sosyal platformda aynı anda paylaşabilmek, bu yeni tecrübeye dair fikrini önemsedikleri grubun geridönüşlerini hızlıca alabilmek Y kuşağı için önem arzetmektedir. Sosyal medya, hayatlarında oluşagelen yeni tecrübelere dair en objektif yorumları alabildikleri, tüm yalınlığıyla akranlarının aynı tecrübeye ya da bilgiye dair düşündüklerini görüp buna göre bilgiyi koruma ya da görmezden gelme yolunu seçtikleri alanı ifade ediyor aslında. Bu açıdan bakıldığında sosyal medya, 2010 yılında Y kuşağı için eğitim faaliyetlerinin de henüz yeterince varlığı kabul edilmemiş ama ağırlığı hissedilen tarafını oluşturmaktadır.

Y Kuşağı ve E-öğrenme 2020

Önümüzdeki 10 yıl içinde okullarımız nasıl değişecek? Dersler nasıl işlenecek? Öğretmenler ve öğrenciler yeni teknolojilere hazır mı? Teknolojik cihazlar, kitap ve defterin yerini alacak mı? İşyerlerinde eğitimler nasıl yürütülecek? Eğitim içerikleri de metodolojiler kadar değişecek mi?

Dijital platformların eğitsel platformlarından çok daha fazla yer alacağı kesin. Internet bağlantı alternatifleri daha da çoğalacak, bağlantı hızı bugünle kıyaslandığında oldukça yüksek olacak, cep telefonu, ipod, iphone, kindle, e-book reader, netbook, notebook ve pc ile internete bağlı olmanın haricinde evlerde kullanılan buzdolabı, pc-tv, alarm sistemleri, giysilere uygulanabilen alıcı-verici çip sistemleri vb. hayatın uzaktan erişilebilirliğini fazlalaştıracak gözükmektedir.

On-on beş yıldır dijital platformlarda eğitim alan, oyun oynayan, sosyal medyada bilgi paylaşan Y kuşağı, 2020 yılında hayatın geneline entegre olmuş bir elektronik yaşama çoktan kavuşmuş olacaktır.

Bu dönemde gerek bilginin aktarım tipinin değişimi, gerekse alınan bilginin uygulanma biçiminin değişimi söz konusu olacaktır. Bilgiyi elektronik olarak aktarıyor olmak, e-öğrenmenin eğitsel amaca ulaşmadaki başarısında yeterli olmayacak, elektronik bilgi aktarımındaki içerik ve yöntem zenginlikleri daha ön plana çıkıyor olacaktır.

Bir dönem genç kuşak içerisinde oynanmış olan; FRP-Fantasy Role Playing (Fantastik Kurgu) oyunlarının yapısına benzer eğitimsel senaryoların, Y kuşağına hitaben, “ilköğretimdeki eğitsel materyallerde”, “sertifikasyon programlarında” ve “iş yaşamındaki eğitimlerde” kullanımı gereklilik halini alacak gibi gözükmektedir. Rollerle özdeşleştirme kavramı; bir nick’e (takma ad), bir e-posta adresine, en azından bir ‘anında mesajlaşma’ hesabına sahip ve bunları gerçek hayatıyla entegre olarak kullanan bir nesil için bir önceki kuşaklarda olduğu gibi “gerçeğin sanallaştırılması” olarak değil, “gerçekliğin yansıması” olarak algılanmakta olacaktır.

Kurumlar, kendilerine özgü iç eğitimleri e-öğrenme platformuna artık sadece birkaç animasyondan oluşan “oryantasyon eğitim içerikleri” olarak taşımakla kalmayacak, kurumdaki tüm rollerin canlandırıldığı ve şirketin simule edildiği bir platformda yeni personellerini ve/veya eğitime alınan personellerini bu ortamda canlı senaryolarla eğitip sınayabileceklerdir.

Kurum simülasyonları, gerektirdiği altyapı nedeniyle tıpkı oyun motoru yazılımı gibi “kurum simülasyon motoru” yazılımı piyasasını geliştirecek ve kurum yapısının analizinde de danışmanlar yer alacaklardır. Kurumun doğru simülasyonu, aynı zamanda yaratıcılığın yeni senaryolarla ortaya çıkmasına, sorunlara alternatif çözüm sunabilecek personele yol açmak için yalnızca tek bir doğruya yönlendirmeyen onlara alternatif de sunan eğitsel senaryoların oluşturulması gerekliliğini doğuracaktır.

Günümüzde oyun teknolojileri için verilen emek, geliştirilen teknolojik altyapı, donanım ve yazılımsal gelişimlerin tamamı bu yeni çağda, e-öğrenme için ve bağlı tüm dijital platformlar için gösteriliyor olacaktır. Zaman ve mekandan bağımsızlığı da ekleyince, kurum simulasyonunda “anında reaksiyon” tepkimelerinin ölçülmesi de mümkün olacak, “problem karşısında verilen anlık tepkilerin ölçümü”, “beklenmeyen sorunlar karşısında personel, yönetici, üst düzey yönetici tepkimelerinin ölçümü”, “takım oyunlarının çeşitli zamanlarda oynanabilmesi”, “en üst düzeyde alta yönelik anlık problem senaryolarının yaratılması ve çözüm yetkinliklerinin ölçülerek kuruma artı değer kazandırılabilmesi” de mümkün olabilecektir.

Tüm bunlar artık Y kuşağının bağlantıda bulunduğu dijital platformların kendini geliştirmesi, alternatiflerinin çoğalması ve hızlarının yükselmesi ile başlayacak ve bahsettiğimiz tüm gelişmeler ve yenilikler bu yeni hız ve alternatiflerle yerini suyun akışında bulacaktır.

Y Kuşağı ve e-öğrenme konusu bizi heyecanlandırmakta ve bu kuşağa sunabileceklerimiz konusunda çalışmalarımıza devam etmekteyiz.enocta

Barış SİNÇ

 

Kaynaklar
İş dünyasında yeni nesil: Y Kuşağı, Şalom Gazetesi – Eva ÇİTON
Milenyum Kuşağı Neleri Değiştirecek, Capital – Fadime BAZZAL
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)
Bankaların yeni hedefi : Y Kuşağı, Habertürk Ekonomi
Eğitim İçin Teknolojik Cihazlar Eğitimde Yenilikler 3 – Süleyman Sönmez

admin hakkında 1278 makale
Trakya üniversitesi bilgisyar proogramcılığını birincilikle birtirdikten sonra 2014 yılında kendi yazılım şirketini kurdu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*