Şişmanlatmayan Fastfood İle Para Kazanmaya Başlayın




fastfood
Vejetaryen fast-food patlamasından söz etmemek olmaz. Amerika’da her yıl yüzde 20 büyüyen bu sektör hamburger devlerinin tahtını sallıyor. “Etsiz ürün” fikriyle yola çıkan firmaların ortak sloganı “Muhteşem et lezzetleri etsiz de olur!” şeklinde… Hazır hamburger satışlarıyla ev pazarını şimdiden ele geçirmişler.

Bu gelişme artık bir şeylerin değişmekte olduğunun habercisi. Vejetaryen burgerin içeriğinde ‘soya’ başı çekiyor. Soya, yapısı ve protein niteliği açısından ete en yakın gıda maddesi. Eğer iyi işlenir ve amaca uygun olarak hazırlanırsa onu normal et tadından ayırmak imkansız. Vejetaryen fast-food dünyasında ‘peynir’ ve ‘peynir altı suyu’ dışında hayvansal girdi yok. Bazı ürünlerde “vegan” etiketi var
Bu, süt ve süt ürünlerinin de kullanılmadığı anlamına geliyor. Örneğin, klasik burgerde dana etiyle aynı lezzeti taşıyan vejetaryen köftelerin içeriği hayli dikkat çekici. Kullanılan temel girdiler şöyle: Organik soya eti, organik glüten, organik soya proteini konsantresi, doğal malt özü, deniz tuzu, yumurta beyazı, doğal baharatlar, kuru sarımsak, kuru soğan, susam yağı ve organik irmik. Ürünlerin içeriğinde bitkisel orijinli olmanın avantajına organik olma ayrıntısı da eklenmiş. En büyük koz, kalp damar hastalıkları ile obezitenin kırmızı etten kaynaklandığı iddiası.

Bu “veggie” işinin Amerika’da epey tuttuğu görülüyor. İşin mahiyeti incelenince vejetaryen restoranların hızla zincire dönüşmesinde sağlık kaynaklı propagandanın etkisi var. Son beş yılda restoran sayısı epey artmış. Dahası, market raflarına giren hazır burger satışlarında adeta patlama yaşanmış.

Üç üretici şimdiden zincire dönüşmüş: Gardenburger, Harvestburger ve Bocaburger firmaları onlarca çeşitle hayvansal lezzet alışkanlıklarını değiştirmeyi başarmış. Portabella, Mamma Mia, Crusted Cutled gibi dikkat çekici isimlerle klasik hamburger sektöründen pay alıyorlar. Fast-food tipi modern vejetaryen restoran zincirleri ise henüz çok yeni. Bugün Amerika’da “vejetaryenizm” akımına sımsıkı bağlı yaklaşık 30 milyon kişi olduğu varsayılıyor. Sağlık kaygılarıyla bu rakama dışarıdan katılanların getirdiği büyüme, sektörü ‘niş’ pazar niteliğinden çıkarıp kitlesel endüstriye dönüştürmüş. Tam da ülkemizde obezite riski konuşulmaya başlamışken aynı lezzeti vadeden yeni bir iş!


admin hakkında 1283 makale

Trakya üniversitesi bilgisyar proogramcılığını birincilikle birtirdikten sonra 2014 yılında kendi yazılım şirketini kurdu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*