Safran Yetiştiriciliği Maliyeti Ve Satışı




SAFRANİlaç ve kimya endüstrisin hammeddelerinden biri olan safranın gram değeri bile dile altınla eşdeğer.İlaç, boya ve gıda sektöründe kullanılan safranın gramı 20 TL’den başlıyor. Safran yetiştirmek için sulu toprağa sahip olmanız gerekmiyor. 3 bin TL masrafla yılda 14 bin TL gelir elde etmek mümkün… TÜRKİYE sebze meyvede olduğu gibi bitki zenginliğiyle de şanslı ülkelerden biri. Anadolu’da yetişen binlerce tür bitkinin bir kısmı sofralarımızda baharat olarak kullanılıyor. Bunların bazıları dağlardan toplanırken, bahçe üretimi de giderek yaygınlaşıyor. Safran da bunlardan biri…

Anadolu’da yüzyıllardır üretilen safran bitkisi, bugün adından da anlaşılacağı üzere Karabük’ün tarihi ilçesi Safranbolu’da yaygın olarak bulunuyor. Tokat, Kastamonu ve Şanlıurfa gibi illerimizde de deneme üretimleri yapılıyor. Safran, dünyanın en pahalı baharatlarından biri. Lokum ve ilaç üretiminin yanı sıra boya sektöründe de kullanılıyor. Safranbolu safranının gram satış fiyatı 20 TL’den başlıyor. Dış pazarlarda ise bu rakam iki katına kadar çıkabiliyor. Dünya piyasalarında safranın gramı altınla neredeyse eşdeğer tutuluyor. Bu ürünü yaygın olarak üreten ülkeler önemli döviz girdileri elde ediyor. İşte bu kadar pahalı olan safran, ülkemizde sadece 30 dönümlük bir alanda üretiliyor. Gerçi üretimin tekrar yaygınlaşması için Tarım Bakanlığı çalışmalar yapıyor. Yeni girişimciler için safran yetiştiriciliğinde fırsatlar olabilir.

“ÖNCE PAZAR BULUN”

Safranbolu İlçe Tarım Müdürü Çetin Ayvalık, üretimi zahmetli ve pazarı zor olan safran için umutlu. Safranbolu safranı için coğrafi işaret belgesi aldıklarını hatırlatan Ayvalık, “Değerli bir ürün olduğu için sahtesi de mevcut. Bizim bölgenin safranı ISO standartlarının çok üstünde. Daha önce İran’dan, Hindistan’dan, İspanya’dan gelen safranlar Safranbolu safranı diye satılıyordu. 30 Ocak 2011’den itibaren Safranbolu ismini kullanamayacaklar” diyor. Safranbolu’da halen 30 civarında safran üreticisi bulunuyor. Üretim ağırlıklı olarak Davutobası Köyü’nde yapılıyor. Çetin Ayvalık, 10 köyde daha üretim çalışmaları yaptıklarını söylüyor. Ayvalık, bu işe girmek isteyenlere önce pazar bulmalarını öneriyor.

ŞANLIURFA’DAKİ İLK DENEME BAŞARISIZ

Safranbolu dışında üretim çalışmalarından biri de Şanlıurfa’da yürütülüyordu. Aslında Viranşehir ilçesinde 100 yıl önce safran üretiliyormuş. Ancak Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tahir Polat, iki yıl önce başlattıkları deneme üretimlerinden iyi sonuç alamadıklarını söylüyor: “İklim şartları elvermedi. Üniversite ortamında başarı elde ettiğimiz ürünler arazide sonuç vermiyor. Bitkilerde kuruma oldu. Aynı zamanda üreticinin de ilgisi eksik kaldı. Alıştıkları işlerin dışında bir ürün olduğu ve pazar bulmakta zorlanıldığı için ilgi görmedi.” Safran üreticiliği yapan İsmail Küçükakarsu, safran bitkisi sulama istemediği için özellikle yüksek rakımlı ve nemsiz bölgelerdeki çiftçiler için fırsat olabileceğini düşünüyor. Küçükakarsu, “Birçok bitki, sebze ve meyve su ister. Bu bitkiyi yetiştirecekler için böyle bir sorun yok. Pazarlama sorununu çözen üretici bu işten para kazanır” diyor.

MASRAFI AZ, İŞÇİLİĞİ ZOR

Safran bitkisi Akdeniz Bölgesi’nin nemli bölgeleri hariç Türkiye’nin her yerinde uygun toprak yapısında yetişebiliyor. Safran üretimi için çok fazla bir şey gerekmiyor. Üstelik ekim alanından üçyıl faydalanabiliyorsunuz. Üç yıl içinde her hasat döneminde bitkinin çiçeklerini toplamanız yeterli. Tohumluk soğan dışında başka bir masrafı yok. Bir dönümlük alanda kullanılacak gübre ve soğan için yaklaşık 3 bin TL’lik maliyet yeterli. Ancak tohumluk soğan sıkıntısı var. Safran tarımında soğanlar bulunduğu yerden üç yılda bir çıkarılarak yerleri değiştiriliyor. Üretim yapan çiftçi sayısı çok az olduğu için, yeni girişimcilerin tohumluk soğan satın alıp üretim yapma şansı az. İşte bu noktada Karabük Tarım İl Müdürlüğü devreye giriyor. Soğan üretimini artırmak için çiftçiyi destekliyor. Ekim yapacaklara soğan tohumu temininde yardımcı oluyor. Safran bitkisinin masrafı çok değil ama işçiliği zor.

NE ZAMAN VE NASIL DİKİLİR?

Tohumluk olarak eski dikimlerdeki soğanların oluşturduğu yavru soğanlar kullanılıyor. Bu soğanlar pulluğun açtığı çiziye 15 cm derinlikte dikkatli bir şekilde bırakılıyor. Dikim sırasında birkaç işçi pulluk çizgisini temizlerken, diğeri soğanları dikiyor. Diğer bir işçi de tohumların üzerlerine yanmış ahır gübresi serpiyor. Böylece eşit derinliğe iyi bir dikim yapılmış oluyor. Ekimden sonra toprak bir defa daha tırmıklanıyor. Soğanların 4-5 cm aralıklarla dikilmesi öneriliyor. Safran ekimi ağustos sonu eylül başı, hasadı ise ekim ve kasım aylarında yapılıyor.

Hasat genelde 15-20 günde tamamlanıyor. İlk aşama yağışlı olmayan günlerde yapılıyor ve sabah erken saatlerde henüz açmamış tomurcuklar koparılarak sepetlere konuyor. Sonra bu tomurcuklar gölge bir yere getirilerek açması için tekrar seriliyor. İkinci işlemde ise açılmış çiçeklerdeki tepecikler alınıyor. Tepecik küçük bir makasla ve tepecik parçalarının ayrıldığı yere yakın kısımdan kesiliyor. Kesilen parçada kalan dişicik borusu ne kadar kısaysa kalite o kadar artıyor. Tepecikler arasında erkek organların bulunması da kaliteyi olumsuz etkiliyor… Hasat edilen tepeciklerin kurutulması da ayrı bir önem taşıyor. Gerekli makineler Türkiye’de olmadığı için kurutma işlemleri geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Öncelikle balmumu eritilerek tepsilere dökülüyor ve ince bir tabaka oluşturacak şekilde tepsi yüzeyinde yayılıyor. Hatta bazen kurutulmakta olan ürünün üzerine eritilmiş balmumu dökülüyor. Daha sonra erkek organlarla karışık olan tepecikler tepsiye dökülüyor. Ve tepsi yanmakta olan soba üzerinde 10-20 cm yüksekte meyilli bir şekilde tutularak kurutma işlemi yapılıyor.

Kurutma işlemi, üzerine kağıt konularak ekmek fırınlarında da yapılabiliyor. Kurutulmuş ürün şişelere veya tahta kutulara konularak muhafaza ediliyor. Çünkü ürünün tekrar nemlenmekten ve ışıktan korunması gerekiyor. Safranbolu’da halen dönüm başına 700 gram safran elde ediliyor. Yıllık üretimse 20 kg civarında. Bir dönüm tarladan 14 bin TL gelir elde etmek mümkün. Safran yetiştiriciliğinin püf noktaları Safran kumlu, gevşek, taşsız ve iyi drenajlı toprakları seven bir bitki türü. Biraz kireçli, tınlı ve killi topraklarda daha iyi yetişiyor. Taban suyu yüksek olan toprakları sevmiyor. Deniz seviyesinden bin 600 metre yükseklikteki her yerde yetişebiliyor. Aşırı yağışlarda toprakta biriken suyun soğanları çürütmemesi için hafif meyilli tarlalar tercih ediliyor. Safran tarımında, özellikle ilk yılda bitkilerin gelişmesi ve yabancı otların yok edilmesi için toprak işlemesinin çok iyi yapılması gerekiyor. Genelde bir yıl önceden toprak nadasa bırakılıyor. Ertesi yıl ekim zamanına kadar tarlanın pullukla 4-7 kez sürülmesi gerekiyor. Safranın iklim isteği asmayla benzerlik gösteriyor. Ve rüzgara karşı korunmuş güney yamaçlarda daha iyi yetişiyor. Soğanlar,yaz kuraklıklarına ve dona karşı dayanıklı. Özellikle çiçeklenme devresinde kuru ve güneşli havaları seviyor. Bu devredeki yağışlar ürünün kalitesini önemli ölçüde düşürüyor.

Deneme üretimleri yaygınlaşıyor

* Safran boya, kozmetik, ilaç ve gıda sanayiinde kullanılıyor. Güzel koku ve tat verdiği için genelde baharat olarak tüketiliyor.
* Safranın gramı iç pazarda 20 TL’den başlıyor. Yurtdışında ise bu fiyat rahatlıkla iki katına kadar çıkabiliyor.
* Safran en çok İran, Azerbaycan, Hindistan, Pakistan, Çin, Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Fas, Mısır ve İsrail’de yetiştiriliyor.
* Safrana ekonomik değer kazandıran kısmı, çiçeğindeki dişi organın üç parçalı tepeciği. Bu tepecik kısmında crocetin, crocin, picrocrocin ve safranal gibi temel maddeler bulunuyor
* Türkiye’de safran üretimi şimdiye kadar sadece Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yapılıyordu. Şu sıralar Tokat, Kastamonu ve Denizli’de de deneme üretimleri yapılıyor.
* Safran bitkisi Akdeniz Bölgesi’nin nemli bölgeleri hariç Türkiye’nin her yerinde, uygun toprak yapısında yetişebiliyor.
* Bir dönümlük üretim alanı için gübre ve soğan için yaklaşık 3 bin TL’lik maliyet yeterli bulunuyor. Para Dergisi / İdriz Çolak


admin hakkında 1278 makale
Trakya üniversitesi bilgisyar proogramcılığını birincilikle birtirdikten sonra 2014 yılında kendi yazılım şirketini kurdu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*