Faizlerde Altına Ayak Uydurup, İnanılmaz Düşüşe Geçti




faiz-dususu

Altın son 30 yılın en büyük düşüşünü gösterdi ve halen çeyrek altın fiyatları 140-150 tl arası gidip geliyor. Bu düşüşü bir çok nedene bağladılar. Bu seferde Faizlerde tarihi düşüşler meydana gelmeye başladı.

DÜNYA ekonomisinde bu defa da Japonya’nın parasal genişleme kararının olumlu havası esiyor. Dünyayla birlikte Türkiye’de de piyasalar yükseliş eğiliminde. Geçen hafta ayrıca Moody’s’den çözüm sürecine destek de geldi, önümüzdeki dönem için “yatırım yapılabilir” not artışı beklentisi güçlenmiş oldu.

Dünyada yeni parasal genişleme kararının hemen sonrasına gelen bu not artış mesajı, sermaye akımlarının yönünün Türkiye’ye çevrilmesinde etkili oldu. Dünya yeni bir düşük faiz ve bol para dönemine girdi, içerde ise faizlerde düşüş trendi devam ediyor. Merkez Bankası aylık toplantılarında indirime devam ederken, gösterge tahvil faizi yüzde 6’nın altına sarkmış durumda. Geçtiğimiz yıl en çok yaşanan tartışma hatırlanacağı gibi “gaz-fren” tartışmasıydı. 2012 yılı büyümesinin yarattığı şok, bu tartışmayı yine gündeme taşıyacak gibi görünüyor. Nitekim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta “Yüzde 6 faiz yüksek. Faizin daha fazla ucuzlaması gerekir” sözü buna işaret ediyor. Bu sözün etkisiyle piyasalarda faizler bir miktar daha geriledi. Merkez Bankası’nın bu hafta yapacağı toplantıda bu kez politika faizinde indirim yapması bekleniyor. Ekonomistler de, bundan sonra faizlerde düşüş trendinin süreceğini söylüyor.

Dünya ile kıyaslandığında Türkiye’de faizlerin yüksek olduğu kabul ediliyor. Tabi bu noktada daha düşük faiz için enflasyonun mutlaka aşağı çekilmesi gerekiyor. Ekonomistlere göre, dünyada enflasyon çok düşük olduğu için sıfıra yakın faiz seviyeleri söz konusu.

Türkiye’de ise faiz indirimi ile enflasyon düşürülmeye çalışılıyor. Uzmanlara göre, enflasyonun önümüzdeki dönemde yüzde 7’lerde seyretmesi bekleniyor. Kaldı ki enflasyon Merkez Bankası’nın beklediği gibi yüzde 5.5’e inse bile yüzde 6 faiz negatif faiz anlamına geliyor. Düşük faiz için ekonomideki diğer dengelerin de sağlanması gerekiyor.

Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Merkezi Direktörü Ali thsan Gelberi, düşüş trendine rağmen Türkiye’deki gösterge tahvil faizinin dünya ile kıyaslandığında halen yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Gelberi, “Bizde yüksek olan faiz değil, aslında enflasyon” diyor. Çünkü Avrupa’da enflasyon yüzde 3-4 seviyelerinde. Genel kural olarak faizleri düşürerek, enflasyonun düşmesi beklenir. Bunun tersi ekonomik beklentilere uygun değil. Diğer yandan faizlerin daha da düşmesinin tüketim üzerinde etkisinin olmayacağını düşünen Gelberi, tüketim artışının satın alma gücü ile mal ve hizmet fiyatlarındaki artışla ilgili olduğunu savunuyor. Bu nedenle kimsenin “faizler çok düştü” diye tüketime hücum etmeyeceğini vurguluyor. Bu arada bankaların da faiz düşürmesi bekleniyor ancak Merkez Bankası her defasında zorunlu karşılıkları artırarak kredi faizlerini yükseltiyor.

Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Özcan, daha düşük enflasyona ulaşmak için daha düşük tahvil faizi istendiğine dikkat çekiyor. Ancak bunun için yapısal reformlar ve mali disiplinin yanı sıra küresel şartların da uygun olması gerektiğini söylüyor. Özcan’a göre, mevcut tahvil ve kredi faizleri risk primlerinde veya enflasyonda öngörülenin ötesinde bir iyileşme olursa daha da düşebilir. Orta vadede, Türkiye ekonomisinin pozitif ayrışacağı göz önüne alınırsa, faizlerde yeni rekor düşük seviyelerin gelmesi ihtimali artıyor. Şu anki faiz ortamı büyümenin yüzde 5’i aşmasını bile sağlayabilir.

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İsmet De-mirkol ise, Türkiye’de enflasyonun yüzde 7.30 olduğu düşünüldüğünde reel faizlerin yüzde 1.5 bile olmadığını belirtiyor. Demirkol’a göre, Merkez Bankası Japonya dakı parasal genişlemeyi dikkate alarak politika faizinde 0.25 puan daha indirime gidebilir. Bu durumda muhtemelen yıl sonunda Türkiye ekonomisi negatif reel faizle tanışabilir.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğ-lu, Türkiye’de faizin düşüşünü enflasyonla değil global sermaye girişiyle açıklıyor. Buna göre, Türkiye’nin diğer ülkelerden nominal oranda daha fazla faiz veriyor olması, bonoları cazip hale getiriyor ve faiz iniyor. Saltoğlu, “Bu gelişmeyi kanımca temel ders kitaplarıyla açıklamak mümkün görünmüyor” diyor. Saltoğlu’ya göre, faizde bundan sonraki indirimi belirleyecek olan Merkez Bankası’nın yüzde 5’lik enflasyon hedefi olacak. Bu, faizde maksimum 50 baz puanlık indirim anlamına geliyor. Bazı bankalarda özellikle konut faizleri oldukça düşük seviyelere gelmiş durumda. Rekabet nedeniyle faizler inmeye devam ediyor.
Erkan Kızılocak / Para


admin hakkında 1298 makale
Trakya üniversitesi bilgisyar proogramcılığını birincilikle birtirdikten sonra 2014 yılında kendi yazılım şirketini kurdu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.